KDZ Ereğli


Orta Anadolu’nun hemen hemen tümünde egemen olan Hitit Imparatorlugu, Ege Göç Kavimleri hareketi ile ortadan kalkarken, çogunlugunu Frig boylarının oluşturdugu Bithin, Mariandyn ve Migdon adlı göç toplulukları yörenin ilk sakinleri olmuştur. MÖ VI. Yüzyılda Batı Anadolu’da başlayan kolonizasyon süreci ile birlikte, yörede de Kdz.Eregli (Herakleia Pontica), Hisarönü (Teion), Sesamos (Amasra) gibi yerlerde ticari iskeleler (emperion) kurulmuştur. MÖ 334’e kadar Perslerin egemenliginde kalan bölge, bu tarihten sonra Makedonyalıların eline geçmiş; ancak yöre halkının isyanı sonucu kısa bir süre bagımsız bir yönetime (Bithynia Krallıgı) kavuşmuştur. MÖ 27’de Roma Imparatorluguna, 395 yılında ise imparatorlugun ikiye ayrılması sonucu Dogu Roma (Bizans) Imparatorluguna baglanmıştır.

1084 yılında Anadolu Selçuklu Devleti komutanlarından Emir Karatekin tarafından ele geçirilen Zonguldak ve yöresi, Anadolu Selçuklu Devleti ile Büyük Selçuklu Devleti arasındaki sürtüşme nedeniyle, önce Bizanslılar, sonra da Danışmendlilerce işgal edilir. Ancak Anadolu Selçuklu Devleti kısa bir süre sonra toparlanarak, yöreyi yeniden ele geçirir (1186).

IV. Haçlı Seferi’nden sonra Bizanslılar dagılma, Anadolu Selçuklu Devleti ise çöküş sürecini yaşadıgından, bölgenin kıyı şeridi Cenevizlilerce alınır; iç kesimlerde ise Candarogulları gelişir. Osmanlı Imparatorlugunun gelişme döneminde Padişah I. Murat bölge topraklarını Osmanlı sınırına katmak istemiş, ancak halk buna karşı çıkarak Candarogullarının yanında yer almıştır. Bunun üzerine Osmanlılar Cenevizlilerle anlaşarak, 1380’de Kdz.Eregli’yi, 1392’de de Zonguldak ve çevresini kendi topraklarına katmış, kıyı şeridindeki ticari yaşam ise yine Cenevizlilere bırakılmıştır.1460 yılında Fatih Sultan Mehmet’in Amasra’yı almasıyla birlikte yöredeki Hıristiyan bezirganlar Istanbul’a göç etmiş; yöre Osmanlıların ilgisini çekmeyince de, 1654 yılında Kazak korsanlarca, daha sonra da korsanlara karşı halkı korumak amacıyla bölgeye gelen yeniçerilerce yagmalanmıştır. Yörenin ekonomik ve ticari önemini yitirmesi ve devletin yeterince sahip çıkmaması sonucu, eşkıyalar ve ayanların baskısı halkı göçe zorlamıştır.

1829 yılında taşkömürünün bulunmasıyla yeniden önem kazanan bölgede 1848’de ilk kömür ocakları kurulmuş; 19. yüzyılın sonuna dogru Ingiliz, Fransız, Belçika, Rus şirketleri taşkömürü üretimi yapmak üzere yöreye akın etmiştir. Yöredeki şirketlerin haklarını korumak ve üretimi artırmak bahanesiyle Fransız askerleri önce Zonguldak’ı, ardından da Kdz.Eregli’yi işgal etmiş (1919); ancak, Zonguldak ve çevresinde oluşturulan Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerine baglı milis güçlerinin karşı koymasıyla 18.06.1920’de Kdz.Eregli’den, 21.06.1920’de ise Zonguldak’tan çekilmek zorunda kalmışlardır.Zonguldak, 1 Nisan 1924 tarihinde, Cumhuriyet sonrası kurulan ilk il olma unvanını kazanmıştır.

KARADENİZ EREĞLİ NEREDE?

Karadeniz Eregli, Türkiye’nin kuzeyinde, Batı Karadeniz Bölgesi’nde, Zonguldak il sınırları içerisinde; 41 derece 17 dakika kuzey enlemi ile 31 derece 24 dakika güney boylamı arasında yer alır. Ilçenin kuzeyi ve kuzey batısı Karadeniz kıyısıdır. Dogusunda Zonguldak’ın Merkez ilçesi ile Devrek ilçesi, güneyinde ise Alaplı ilçesi bulunur. Karadeniz Eregli aynı zamanda güneyde Bolu ilinin Akçakoca ilçesi ile sınır komşusudur.

Karadeniz Eregli 782 kilometrekarelik yüzölçümü ile Zonguldak ilinin en büyük ilçesidir.Batı Karadeniz Bölgesi’ndeki tüm yerleşim merkezleri gibi Karadeniz Eregli’nin dogal yapısı da Karadeniz sahiline dik inen yamaçlardan oluşur. Yükseklikleri 200-250 metre arasında degişen kesintisiz tepelerle Ilçe, Alaplı’ya dogru uzanır. Yer yer derin vadilerle kesilen arazi yapısı genel olarak daglık ve engebelidir. Zonguldak il sınırına yaklaştıkça artan yükseklik 2000 metre civarındadır. Karadeniz Eregli’de büyük ova ve yayla yoktur. Ancak Zonguldak ili genelinin aksine Eregli %0-10 arası degişen egim ile sınai kentleşmeye çok elverişli bir yapıya sahiptir.

KDZ. EREĞLİ’NİN TARİHİ

Eregli'ye yerleşen ilk kavim, Maryandinler'dir. Maryandinler, Eregli'ye, Kukonların hakim oldugu Sakarya-Izmit çevresinden yada o devredeki adıyla Bitinya'dan gelmişler ve daha önce hiç yerleşim görmemiş bu topraklara Maryadinya adını vermişlerdir. Maryadinya, Pafyagonya'nın gerek kıyıdaki ve gerekse iç kesimlerdeki diger yerleşim birimlerine kıyasla kısa zaman içinde gelişmiş ve Batı Karadeniz'in en önemli kıyı yerleşim merkezlerinden birisi haline gelmiştir. Tarihçiler bunu, Eregli'nin cografi özelliklerine baglamaktadırlar. Gerçekten de dogal limanlar bakımından yoksul olan Batı Karadeniz kıyılarında Eregli; Alaca ve Bababurnu'nun oluşturdugu dogal dalkıranlarla yıldız ve poyraz rüzgarlarına karşı eşsiz bir barınak durumundaydı. Ticaretin daha çok denizden yapıldıgı bu devrede,Maryandinya'nın sahip oldugu dogal liman, kentin gelişmesinin zemberegi rolünü oynamıştır. Maryandinya'nın hızla gelişmesi Bitinya'nın ilgisini çekmiş, Bitinya'lılar bölgedeki Galatya ve Paflagonya'lılarla iyi ilişkiler kurarak Maryandinya'yı ele geçirmek üzere harekete geçmişlerdir. Uzun yıllar süren savaşlar arasında kent harap olmuş ve ticaret gerilemiştir. Mitolojik öykülere göre ; Maryandinya'daki karışıklıklar sürerken, buraya M.Ö 1300 yılında, yunanlıların ünlü Argonat Seferine katılan yarı-tanrı Herkül (Harakles) bir gurup savaşçıyla birlikte ugramıştır. Yunan mitolojisine göre, Cehennemin agzı, Maryandinya'dadır. Herkül, bugün Ayazma (In-önü) olarak anılan yerdeki Cehennemagzı Magarasına inmiş ve magaranın girişini bekleyen ünlü Üç başlı Cehennem Köpegi Kerberos'u (kimi kaynaklarda Zeberus'u) Athena ve Hermes'in de yardımlarıyla yakalamış, etkisiz hale getirmiştir. Bu güç gösterisi ve Herkül'ün beraberindeki savaşçı gurubun varlıgı, Maryadinya'nın da Bitinya baskısından kurtulmasını saglamış; kent halkı "kurtarıcı" sının adına izafeten, Maryandinya'nın adını Heraklia şeklinde degiştirmişlerdir. Eregli adı, Heraklia'nın zaman içinde Türkçe söyleniş ve yazım bakımından dönüşüme ugraması sonucu ortaya çıkmıştır. Kdz.Eregli tarihsel kökleri M.Ö. 2000'li yıllara uzanan çok eski bir kenttir. Bir uygarlık beşigidir. Elimizdeki tarihsel veriler, ilçemizin Ion'lardan Türk egemenligine kadar çok sayıda Anadolu Uygarlıgını barındırdıgını, bu şekilde bir uygarlıklar mozaigi oluşturdugunu gösteriyor.

Biliniyor ki; Eregli bu özelligini veya şansını Batı Karadeniz'deki belli- başlı iki dogal limandan birisine sahip olmasına borçludur.

Ancak tarihsel veriler kıyı ticaretinin Eregli'yi, hak ettigi gelişmişlik düzeyine ulaştırmakta yetersiz kaldıgını gösteriyor. Bunun nedeni, Eregli'yi bir liman kenti olarak üretken iç kesimlere baglayan karayollarının olmamasıdır. Eregli kısaca bir hinterlanda sahip olamamıştır.

1334 (1918) tarihli Müstakil Bolu Sancagı Salname-i Resmiyesinde de bu gerçek vurgulanmakta; Eregli'nin önemli çapta bir ticari hareketlilige kavuşamaması, iç kesimlerle irtibatının olmayışına baglanmaktadır. Eregli'yi geliştiren, 1848 yılında işletmeye açılan Taşkömürü madeni ile 1965 yılında işletmeye alınan Eregli Demir ve Çelik Fabrikaları ( Erdemir) olmuştur.

1848 yılında sınai kentleşme sürecine giren ilçemiz, cografi yapısının da elverişli olması nedeniyle, giderek Batı Karadeniz'in agır sanayi merkezlerinden birisi haline gelmiştir.

Eregli son yıllarda güçlü ekonomik yapısını ve gelişmiş sosyo - kültürel yaşamının dogal bir sonucu olarak uluslararası barış ödüllerinden, ulusal çevre ödüllerine uzanan kentsel ve kültürel başarılara da sahne olmuştur. Yunanistan'dan Almanya'ya kadar geniş bir atlas içerisinde; barış, dostluk ve sevgi köprüleri kurmuştur.

DOĞA VE TURİZM

Bütün Karadeniz'de oldugu gibi, Eregli'de bol yeşile sahip çok güzel bir ilçedir. Engebeli bir arazi yapısına sahiptir. Arazi genel olarak orman ve fundalıklarla kaplıdır. Ormanlarda; kayın, kestane, köknar, ıhlamur, çam, ardıç, sedir, ceviz gibi agaçlar yer almaktadır. Doganın güzelligiyle iç içe kurulmuş şehir yeşilliklerle bezenmiş Göztepe, Çeştepe ve Kaletepe'den muhteşem görünmektedir. Ayrıca Fatih Sultan Mehmet'in Istanbul'u fethedildiginde diktirmiş oldugu asırlık Fetih Çınarları Halen yaşamaktadır. Orman işletmesi tarafından korumaya alınana bu çınarlar, şehrinde sembolü olmuştur.

Dogal güzelligin yogunlaştıgı pek çok bölgesinden biri olan Güneşli olaganüstü güzellikte şelalelere ve mesire yerlerine sahiptir.Ayrıca bölgede bulunan akarsuyun şifalı ve kutsal bir su olduguna inanılmaktadır. Kestaneci Köyü Roma ve Bizans döneminde yerleşim yer olarak kullanılmıştır. Ayrıca ilk Osmanlı Çilegi'nin yetiştirildigi yerdir.Uzun Mehmet'te yine bu köyde yaşamıştır.

Turizme açılmamış Cemaller köyü küçük bir dogal plaja sahiptir. Güleviç köyünde ise çeşitli şelaleler ve magaralar bulunmaktadır. Bu magaralarda hangi döneme ait oldugu bilinmeyen çeşitli figürler, yazıtlar bulunmaktadır.

Eregli Ormanlarında yapılacak bir kaç günlük tatilde, vücudunuzun rahatladıgını, kanınızın temizlendigini ve kuş gibi hafiflediginizi hissedersiniz.

Kdz. Eregli bir sahil şehri olması dolayısıyla bir tatil beldesinin tüm özelliklerini barındırır. Yaz aylarını; gündüzleri sahillerde veya orman içlerinde piknik yaparak degerlendiren halk geceleri ise yine sahil kenarında pikniklerini sürdürmekte veya şehir merkezinde yer alan sahil kesiminde eglenmektedir.

KÜLTÜREL YAPI

Kdz.Eregli tarihin bütün dönemlerinde tabii limanı ve elverişli cografi yapısıyla, çeşitli uygarlıkların etkisi altında kalmıştır. Eregli'nin kömürün bulunuşu ve ve Demir Çelik Fabrikalarının kuruluşuyla nüfus oranı oldukça artmıştır. Zengin ekonomisi, sosyal yaşantısının çagdaş boyutlarda ve sosyal refah düzeyinin yüksek olması Eregli'yi ülke ortalaması üzerine çıkarmıştır. Ilçede gerek özel, gerekse Devlet ve Kamu iktisadi kuruluşlarında çalışanların egitim ve kültür seviyelerinin yüksek oluşu nedeniyle çok sayıda klüp ve dernek kurulmuştur.

Ilçede yaşayan halkın büyük bir çogunlugu Erdemir Demir Çelik Fabrikalarında, Armutçuk Kömür işletmelerinde çalışmaktadır.

Ilçede Atatürk'ün Dogumu'nun 100. yılında bir kültür sitesi yapılmıştır. Bu sitede kütüphane, müze, çeşitli etkinliklerin düzenlendigi salonlar ve sinema salonu bulunmaktadır.

ELPEK BEZİ

Dokumacılık, Anadolu'nun kültürel zenginlikleri arasında önemli yeri olan ve yöresel özellikler gösteren özgün bir el sanatıdır.

Halı, kilim, battaniye ve bez dokumacılıgı, yörelere özgü malzemelerle ( yün, pamuk, keten, ipek vs.) özdeşleşmiş, Anadolu insanı elindeki hammadde ile en güzeli gerçekleştirmeyi her dönemde başarmıştır.

Elpek bezi, bu geniş yelpaze, " Keten Dokumalar" Kategorisinde yerini almış, Batı Karadeniz Bölgesi'nin, bir zamanlar tarım ürünü "Keten"in, liflerinden yüzlerce, binlerce yıldır üretile gelmiştir.

1940-50 yıllarında kaybolma sürecine giren Elpek bezi, yaklaşık 50 yıl aradan sonra yeniden canlandırılıp yaşatılmaya başlandı.

KDZ.EREĞLİ'DE SOSYAL FAALİYETLER

Eregli'de Sosyal faaliyetler oldukça yogun yaşanmaktadır. Futbol, voleybol, bisiklet, izcilik, satranç, boks sporları yapılmaktadır. Ayrıca yelken Klüp Il Temsilciligi ilçededir. Yüzmede ise il çapında yapılan müsabakalar Erdemir Yüzme yüzme havuzunda yapılmaktadır.

Ilçede Folklörü ise Erdemir musiki ve Folklor Dernegi tarafından yaşatılmaktadır.

Ilçede A.K.M ve Dikmen Sinemaları, Erdemir Sosyal Ünitelerinde'de , Erdemir sineması bulunmaktadır.

Erdemir Musiki Dernegi ve amatör tiyatro grupları faaliyet göstermekte. Devlet tiyatroları ve özel tiyatrolar , A.K.M ve Erdemir sahnelerini kullanmaktadırlar.

KÜLTÜR FESTİVAL

Belediye 1991 yılından beri Osmanlı Çilegi Kültür Festivali düzenlemektedir.Bu festivalde çeşitli yarışmalar düzenlenmekte, çeşitli sanatçılar getirilerek konserler, sergiler, paneller gerçekleştirilmektedir. Osmanlı çilegi ilçenin önemli gelir kaynaklarındandır. Eregli'de güzel sanatlara ilgi oldukça büyüktür. Eski yapılarda bulunan duvar süsleri işlemeler bunu göstermektedir.Bunlardan birisi Nakkaş Tahsin'dir. Nakkaş Tahsin'in yapmış oldugu çok güzel tavan ve duvar süsleri hala evleri süslemektedir. Eregli'de 6 adet resim, 1 Adet de heykel atölyesi bulunmaktadır. Ereglili ressamlar kendilerini ilçede ve Türkiye'de kanıtlamışlardır.

EREĞLİ DEMİR ve ÇELİK FABRİKALARI(ERDEMİR)

Eregli Demir ve Çelik Fabrikaları T.A.Ş. (Erdemir), Türkiye’nin ithalat yoluyla karşılanan yassı haddelenmiş demir çelik ihtiyacını yurt içinden karşılamak üzere, özel teşebbüs statüsünde bir şirket olarak 28 Şubat 1960 tarih ve 7.462 sayılı kanunla kurulmuştur. Haziran 1961’de temeli atılan tesisler 42 ay süren inşaat ve montaj çalışmalarından sonra, 15 Mayıs 1965 tarihinde fiilen işletmeye alınmıştır.

Erdemir , kuruluşunda 470,000 ton olan yıllık ham çelik üretim kapasitesini, 1969-72 döneminde gerçekleştirilen “Ara Tevsiat”, 1972-78 döneminde gerçekleştirilen “I. Kademe Tevsiat”, 1978-83 döneminde gerçekleştirilen “II. Kademe Tevsiat” yatırımları ile 1,7 milyon ton/yıla ve 1983-87 döneminde gerçekleştirilen “Tamamlama Yatırımları” ile 2,0 milyon ton/yıl seviyesine çıkartmıştır.

Sürekli gelişme ilkesini esas alan Erdemir , 1990 yılında başlatılan ve ülkemizin en büyük yatırımlarından biri olan “Kapasite Artırma ve Modernizasyon (KAM) Projesi”ni tamamlamış bulunmaktadır. 1996 yılı ortalarında devreye giren ana üretim üniteleri ile birlikte, Erdemir ’in ham çelik ve yassı çelik üretim kapasiteleri sırasıyla 3,0 milyon ve 3,5 milyon ton/yıl düzeyine çıkartılmıştır. KAM Projesi ile ulaşılan üretim hedeflerini korumak, ürün kalitesini geliştirmek, birim maliyetleri azaltmak ve katma degeri yüksek yeni ürünler üretmek amacıyla yürütülmekte olan yatırımların yanı sıra; yeni yatırım programı ile 5,0 milyon ton/yıl nihai mamul üretilecektir.

Sirketimizin büyüme politikalarina bagli olarak, entegre demir çelik üretimi yöntemiyle uzun ürünler üreten Isdemir, yassi çelik üreten modern bir sirket yapisina dönüstürülmesi kosuluyla, 50 milyon USD nakit karsiliginda Özellestirme Idaresi’nden 31.01.2002 tarihinde satin alinmis ve böylece, Sirketimizin toplam ham çelik üretim kapasitesi 5,0 milyon ton/yilin üzerine çikmistir.

Yurt dışında ise, demir çelik sektöründeki özelleştirme fırsatlarından yararlanmak amacıyla kurulan Erdemir -Romania SRL adlı Şirketimiz vasıtasıyla, Romanya’da 108 bin ton üretim/yıl kapasiteli silisyumlu yassı çelik üreten Laminorul De Benzi Electrotehnice (LBE) tesisi satın alınmıştır. Bu tesiste üretilen ürünler ile Türkiye, Romanya ve üçüncü ülke talepleri karşılanmaktadır.

Nihai tüketicilerin, özel ebat ve toleranslardaki siparişlerini daha hızlı karşılayabilmek ve etkili dagıtım kanalları oluşturmak amacıyla kurulan 150 bin ton/yıl kapasiteli Erdemir Gebze Çelik Servis Merkezi A.Ş., 2002 yılında faaliyete geçmiştir.

Şirketimiz, teknolojik ve entelektüel bilgi birikimini endüstriyel kuruluslarla paylasmak ve daha fazla katma deger yaratmak amaciyla 2001 yilinda Erdemir Mühendislik Yönetim ve Danismanlik Hizmetleri A.S. adi altinda bir mühendislik sirketi kurmustur. Bu sirket, yurt içine ve yurt disina basta demir ve çelik sanayi ile ilgili her türlü mühendislik, müsavir-mühendislik, danismanlik, arastirma gelistirme hizmetleri vererek, Türk Sanayii'nin gelismesine önemli katkilarda bulunacaktir.

Özellestirme Idaresi tarafindan 31 Mayis 2002 tarihinde akdedilen “Devir Sözlesmesi” ile Çelbor’un hisseleri Erdemir ’e devredilmistir. Çelbor’un ürettigi dikissiz borular; buhar kazanlari, petrokimya tesisleri, silah sanayi, hidrolik sistemler gibi önemli endüstriyel alanlarda kullanilmakta olup, stratejik öneme sahiptir.

Sürekli büyümeye devam eden Şirketimiz, yurt içi hammadde kaynaklarını daha verimli şekilde kullanmak için Divhan A.Ş.’yi 15.04.2004 tarihinde satın almış ve Erdemir Maden San. ve Tic. A.Ş. adı ile faaliyete geçirmiştir.

Önümüzdeki dönemde, müsterilerimizin yogun olarak bulundugu diger bölgelerde de yeni servis merkezleri kurmak suretiyle hizmet aginin yayginlastirilmasi planlanmaktadir. Bu amaçla, yurt disinda servis merkezi kurma çalismalari sürdürülürken, yurt içinde, Marmara Bölgesi’nde servis merkezi kurulmasi amaciyla 10.12.2004 tarihinde Yarimca Porselen Sanayi ve Ticaret A.S. satin alinmistir.

Büyümeye devam eden grubun lojistik ve taşımacılık işlemlerinin tek çatı altında toplanması amacıyla, 08.03.2004 tarihinde Erdemir Lojistik A.Ş. kurulmuştur. Ayrıca, Erdemir ’i ulusal demiryolu agına baglayacak Tren Ferisi Projesi Kasım 2004 tarihinde devreye girmiştir.

Dogalgaz tedarikinde verimliligi artırmak için 2004 yılında Erdemir Gaz San. ve Tic. A.Ş. kurulmuştur.

Türk Sanayii’nin gururu olan Erdemir , baglı 9 şirketi ve yaklaşık 15.000 çalışanı ile bir Şirketler Grubu’na dönüşmüştür.

Kent merkezi, 76 kilometre uzunlugundaki geniş sahil yolu ile Düzce il sınırında E-5 karayoluna baglanır. Ilçe, Zonguldak il merkezine 60 kilometre, Ankara’ya 320 kilometre, Istanbul’a ise 280 kilometre uzaklıgındadır.

KARAYOLU :

Yakın çevrede havaalanı bulunmayışı sebebi ile insan ve mal taşımacılıgında agırlık karayolu taşımacılıgındadır. Karadeniz Eregli, gerek cografi konumu gerekse düzgün karayollarına sahip olması nedeni ile; Zonguldak ilinin, batıda bulunan büyük ticaret ve yerleşim merkezlerine açılan kapısı niteligindedir.

Sehirler arasi otobüs isletmelerinin Istanbul- Kdz.Eregli ve Ankara-Kdz.Eregli seferleri ile günün çesitli saatlerinde kente merkezine ulasilabilmektedir.

DEMİRYOLU :

İlçeyi büyük ticaret merkezlerine baglayan demiryolu bulunmamaktadır. Ancak Türkiye Taşkömürleri Kurumu Armutçuk (Kandilli) Kömür Üretim Bölgesi’ni Karadeniz Eregli’ye baglayan ve kömür ve işçi nakliyesinde kullanılan 16 kilometrelik bir demiryolu bulunmaktadır. Karadeniz Eregli-Sakarya Demiryolu Projesi ise halen araştırma aşamasındadır.

DENIZ YOLU :

İlçede biri Kdz.Eregli Belediyesi’ne, ikisi Eregli Demir ve Çelik Fabrikaları T.A.Ş ’ye ve biri ise özel bir teşebbüse ait olmak üzere toplam dört liman bulunmaktadır. Eregli Demir ve Çelik Fabrikaları T.A.Ş ’ye ait liman en çok 150.000 DWT (dead weight ton) agırlıgındaki gemilerin yanaşmasına uygun bir kapasiteye sahiptir ve Batı Karadeniz Bölgesi’nin en büyük limanı olma özelligini taşımaktadır.

Kent merkezinde ulaşım hizmetleri ise özel halk otobüsleri ile saglanmaktadır. Bu otobüslerle, ilçeye baglı yerleşkelere günün her saatinde ulaşmak mümkündür.

KARADENİZ EREĞLİ'DE İKLİM

Karadeniz Eregli’de Batı Karadeniz Bölgesinin genelinde hakim olan ılıman iklim hakimdir. Yaz aylarında hava sıcaklıgı fazla yükselmez, ortalama sıcaklık 35°C civarındadır. Kış aylarının ortalama sıcaklıgı ise 10°C’nin altına inmez. Yaz ayları ile kış ayları arasındaki sıcaklık farkı ortalama 15°C; gece ile gündüz arası sıcaklık farkı da ortalama 5°C olarak tespit edilmiştir.

Karadeniz Eregli bol yagış alan bir bölge içerisindedir. Yıllık ortalama yagış miktarı kilometrekare başına 1.163 kilogramdır. Yıl içinde ortalama 157 gün yagışlı geçer. Karadeniz Eregli’de yıllık ortalama sıcaklık 13.7°C’dir. Yılın en soguk ayları Ocak ve Şubat aylarıdır. Ocak ayının sıcaklık ortalaması 6°C’dir. Sürekli bir kar yagısı görülmez. Ilçenin ortalama karlı gün sayısı 6.5 gündür. Ilçeye Karadeniz Eregli’nin kuzey kesimine hakim olan yükseklikler, sadece limanları degil, tüm kenti yıldız ve poyraz rüzgarlarından korumaktadır. Ilçeye Ocak, Şubat ve Mart aylarında genellikle kuzey rüzgarları hakimdir, rüzgarın saniyedeki ortalama hızı ise 8.8 metredir. Nisan ve Mayıs aylarında hava çok durgundur. Bu aylar en rüzgarsız aylardır, sadece geceleri karadan denize dogru keşişleme denilen hafif rüzgar eser.

KARADENİZ EREĞLİ’DE KIYILAR

Karadeniz Eregli’de plaj alanlarinin disinda kalan kiyilar yüksek ve yaliyarlidir. Ilçenin kuzeyinde 150 metrelik bazi yerlerde de 1-2 metrelik yaliyarlar bulunmaktadir.

Ilçenin kuzeydogusunda, Köşeagzı ve Degirmenagzı arasında, karaya dogru 10-12 derece egimli, kalker tabakalarından oluşan 100-150 metre yükseklikte yalıyarlar uzanır. Bunlar “aktif yalıyarlar” arasında yer almaktadır.

Karadeniz Eregli’nin kuruldugu yıllarda kıyının dogal görünümü, denizin ERDEMIR kara yolu ve demir yolu için doldurulmasıyla bugünkü halini almıştır. Göztepe eteklerinden Bababurnu’na uzanan sahilin yol yapımına uygun hale getirilmesi ile eskiden denizle temasta olan kıyı ve evler yaklaşık 50-60 metre kadar içeride kalmıştır.

Göztepe’nin güneyinde Kepez Deresi ve Gülüç Irmagı’nın kıyı ovaları bulunmaktadır. Bu ovaların ve bölgenin en uzun kumsalı olan, 2.5 kilometre uzunlugundaki Uzunkum Kumsalı’nın üzerine Eregli Demir ve Çelik Fabrikaları inşa edilmiştir.

KARADENİZ EREĞLİ’DE DAĞLAR

Karadeniz Eregli çevresindeki daglar, Ilçe merkezine dogru birbirlerinden ayrılarak tepe ve tepecikler silsilesi halini alır. Civardaki en önemli yükseltisi Aladag kütlesidir. Buradan Çil Tepe’ye ayrılan bir kol Karadeniz Eregli sınırında üçe bölünür. Batıya uzanan kol Kızıltepe (1.746 metre), Kantartepe ve Orhantepe (920 metre) adlarını alır. Ikinci kol, denize ilerleyen merkez dag silsilesidir. Burası ormanlarla kaplıdır ve dik yükseltilerden oluşur. Kente dogru açılıp yayılarak denizle buluşur.

Ilçenin kuzey batısında Keşiftepesi (Keştepe), Maltepe; kuzeyinde Heraklea Tepesi (Kaletepe); dogusunda Göztepe (Gözetleme Tepesi) güney dogusunda Örencik tepeleri ile bu tepelerin arasından akan Handeresi, Kemer Deresi, Tabakhane Deresi (Penceş Deresi) ve Kabasakal Deresi bulunmaktadır.

KARADENİZ EREĞLİ’DE AKARSULAR:

Karadeniz Eregli büyük akarsulara sahip degildir, ilçede var olan akarsular ise yaz aylarında cılızlaşır, bahar aylarında canlanır.

Ilçenin bilinen en uzun ırmagı 35 kilometre uzunlugundaki Gülüç Irmagı’dır. Kaynagı Devrek ilçesi sınırında bulunan Hörgüçtepe yakınlarındadır. Hörgüç Deresi, Kurtsuyu Deresi, Kızlar Deresi ve Aydınlar Deresi; güney batı yönüne akan Gülüç Irmagı’nı besleyen başlıca derelerdir. Irmak, Eregli yakınlarında Irmagın vadisinin genişledigi yerde Eregli Ovası yer alır. Ilçe merkezinin güneyinde denize dökülen ırmagın 67.000 hektar su toplama havzası bulunmaktadır. Havzanın % 55’i tarım, % 30’u bozuk orman, % 15’i maki, çalı, mera, dere yatagı ve iskan alanıdır. Debisi saniyede saniyede ortalama1.8 metreküp olan Gülüç Irmagı, Lycus adı ile Yunan mitolojisine, Kızlar Deresi adı ile de Anadolu efsanelerine konu olmuştur.

Mitolojide Sycus adı konu olan ve Karadeniz Eregli sınırlarında yer alan bir diger akarsu ise Kızılcıksu’dur.

Soganlıdere, Gümüşsuyu,Ömerli Deresi, Kazan Deresi, Bez Deresi, Kemer Deresi, Han Deresi, Alacaagzı Deresi, Karlık Deresi, Agıllar Deresi, Yapıyan Deresi, Neyren Deresi ve Degirmenagzı Deresi de Karadeniz Eregli’deki diger küçük akarsulardır.

KARADENİZ EREĞLİ’DE NÜFUS:

2000 yılı içerisinde gerçekleştirilen nüfus sayımı sonuçlarına göre Karadeniz Eregli ilçe merkezinde yaşayan halkın nüfusu 79.486, kırsal alanda yaşayan halkın nüfusu ise 80.322 olarak belirlenmiştir. Buna göre toplam 159.808 kişinin yaşadıgı Karadeniz Eregli’de nüfusun %49.74’ü kent merkezinde, %50.26’sı kırsal alanda yaşamaktadır.

Karadeniz Eregli’de oku yazarlık oranı ülke geneline göre oldukça yüksektir. Yapılan araştırmalara göre bu oran 15-45 yaş arası %98.5, 45 yaş üstü ise 94 düzeyindedir.

Zonguldak Karaelmas Üniversitesi’nin Egitim Fakültesi başta olmak ilçe merkezinde ve ilçeye baglı yerleşkelerde 80’I devlete, 3’ü özel vakıflara ait ilkögretim okulu ve 12’si devlete 2’si özel vakıflara ait 14 lise bulunmaktadır. Ilçe Milli Egitim Müdürlügü bünyesinde hizmet veren Halk Egitim Merkezi ve Akşam Sanat Okulu ile Mesleki Egitim Merkezi ilçede bulunan diger egitim kurumlarından bazılarıdır.


KARADENİZ EREĞLİ VE OSMANLI ÇİLEĞİ:

Karadeniz Eregli’de çilek yetistiriciligi çok eski tarihlere dayanir. 1920’li yillarin baslarinda Sait Halim Pasa ile baslayan Eregli-Osmanli çileginden önce, Eregli’nin yerli kara çilegi oldugu söylenmektedir. Sait Halim Pasa’nin Istanbul’dan getirdigi Arnavut çilegi yöre iklimine ve topagina kolay uyum saglamis, yerli kara çilekle etkilesimde bulunarak özgün bir çesit olmustur. Arastirmalar, 1960’li yillarda üretimin had safhaya vardigini ortaya koymaktadir. Ancak ilerleyen zaman içerisinde mücadelesi son derece zor olan ve toprak yolu ile bulasan Nematod hastaligi ortaya çikmis ve çilek alanlari zamanla yok olmaya baslamistir. Osmanli çilegine olan talep artinca, üreticiyi tesvik etmek ve Osmanli çileginin yetistirilme alanlarini gelistirmek amaci ile Karadeniz Eregli Belediyesi ve Ilçe Tarim Müdürlügü’nün destekleri ile Osmanli Çilegi Üreticileri Dernegi (1990) kurulmustur.

Kestane topragında yetişen ve farklı bir koku ve aromaya sahip olan Osmanlı Çilegi, Karadeniz Eregli Belediyesi tarafından her yıl Haziran ayının ikinci haftası düzenlenen festivale de adını vermektedir.

 

TARİHSEL YAPITLAR

İlin henüz ışığa çıkmamış tarihi ve arkeolojik eserleri, ören yerleri önemli bir kültür turizmi potansiyeli olup bunların tarihsel çevresini oluşturan Kdz.Ereğli (Herakleia Pontike), Hisarönü (Teion) sadece tarihe değil, mitolojiye de konu olmuştur. Zonguldak turizm anlamında var olan bu gizilgücünü ülkemizin pek çok yöresi gibi turizm pazarına henüz sunabilmiş değildir.

Kdz.Ereğli (Mariandin/Marianydn,Herakleia Pontike)

M.Ö. VI. Yüzyılda Frig soyundan gelen Ereğli'nin ilk adı Mariandyn'dır. Daha sonra Herakleia Pontike adını alan kenti, söylenceye göre mitolojinin ünlü kahramanı yarı tankı Herakles (Herkül) kurmuştur. Mitolojide 'Herakleia' adıyla kurulmuş yedi kentten biri ve en önemlisi olan Herakleia Pontike; Roma, Bizans Selçuklu, Anadolu Selçuklu, Osmanlı uygarlıklarını yaşamasına karşın tarihin çeşitli dönemlerinde yağmalanmıştır.

Rastlantı ya da inşaat evresinde ortaya çıkan mezarlar, lahitler, sütunlar ve Çeştepe mevkiindeki tümülüs, Bozhane Cami, Halil Paşa Cami, Kırmanlı Cami, Molla Halil Cami, Ali Molla Cami, İskele Cami, Ağa Cami, Hacı Eşref ve Akarca Mescitleri, Kayabaşı Ziyaretgahı, Aktaş Şeyhi Türbesi, Seyit Nasrullah Efendi Türbesi, Keşif Tepedeki (Çeştepe) Demirci Dede, Kentteki Kuştepe ve kıyıdaki Mersin Dede yatırları, Hacı Mehmet Çeşme ve Murtaza Mahallesi Çeşmesi yanında, on sekiz adet sivil mimarlık örneği yapı Kdz.Ereğli'deki tescilli ekinsel değerlerdir.

a) Acheron Vadisi Ören Yeri

Cehennemağzı Mağaralarının bulunduğu yöredir. Yörede dikkati çeken kalıntılar ilk hıristiyanların ibadethane olarak kullandığı mağaradır.

b) Sur Kalıntıları

Hellenistik döneme ait olan sur parçalarında çok sert, gri, renkli kireçtaşından iri ve kalın blok taşları kullanılmıştır. Bu taş bloklar yan yana ve harçsız yerleştirilerek, aradaki küçük taşbloklar yatay hatlarıyla desteklenmiştir.

c) Kdz.Ereğli Kalesi

Kdz.Ereğli'nin kent surlarının çevrelediği tepede bulunmaktadır. Bizans Dönemi'nde XIII. Yüzyıl başlarında yapılan kale ve çevre duvarları vardır.

d) Herakles (Herkül) Sarayı

İri kesme taş bloklarla ve özenli bir işçilikle inşa edilen bu yapı kalıntısı antik döneme ait olup, iki cephedeki duvar kalıntıları dışında tümüyle yıkık durumdadır.

e) Su Tesisleri

Antik çağda kentin su gereksinimini karşılamak üzere inşa edilen su tesislerinin Roma Dönemine ait olduğu sanılmaktadır. Kandilli yakınlarından başlayan (Balı Köyü) ve yaklaşık 16 km bir hat boyunca kente ulaşan su şebekesi kent sularının yakınında bulunan bir havuzda toplanmakta ve havuzdan çıkan bir kaç kolla, kanalla su kent alanının merkezine aktarılmaktadır.

f) Çettepe Fener Kulesi

Kdz.Ereğli'nin kuzeyinde Çeştepe'de deniz seviyesinden yaklaşık 200 m yükseklikte bulunan kulenin Hellenistik Dönemde yapıldığı ve Bizans Döneminde de yeniden inşa edildiği anılmaktadır.

g) Bizans Sarnıcı Kalıntısı

Kdz.Ereğli Akarca mahallesinde bulunan ve Bizans döneminden kalma olduğu anlaşılan sarnıcın hemen hemen tümü toprak altında bulunmaktadır. Bir hafriyat çalışması sırasında ortaya çıkan sarnıcın tahribata uğramaması için içi doldurulmuş, ancak açık kalan bölümü tahrip olmuştur.

h) Krispos Anıt Mezarı

Kdz.Ereğli'de gösteriler yapan ve orada ölen eski Mısırlı pandomim sanatçısı Krispos'un anısına yapılmıştır. Kaidesi ile birlikte 2.10 m yükseklikte bulunan anıtın önünde 19 satırdan oluşan ve kazılarak yazılmış bir şiir bulunmaktadır.

i) Bizans Kilisesi

Kdz.Ereğli Akarca Mahallesinde bulunan kilisenin bulunduğu yerde 1942 yılında yapılan Çelikel Camii yeralmaktadır. Bizans dönemine ait kilisenin döşeme mozaiği ve duvarının bir bölümünde yer alan fresko kalıntıları caminin bodrumunda bulunmaktadır.

j) Ayasofya Kilisesi (Orta Cami)

Sularla kaplı kent alanının içinde Bizanslılar tarafından inşa edilen Hagia Sophia (Kutsal Akıl) kilisesi, camiye çevrildikten sonra Orhan Gazi ya da Cami olarak anılmaktadır.

k) Halil Paşa Konağı

Konak, 19. yüzyılın sonlarına doğru Halil Paşa Karamahmutoğlu tarafından yaptırılmış ve antik spoli malzemelerle ilgi çekici bir görünüm kazanmıştır. Ereğli'nin en önemli sivim mimari örnekleri arasında yeralan bu iki katlı kargir konak, müze olarak kullanılmak üzere 1993 yılında restore edilmeye başlanmış ve 1 Ağustos 1998 tarihinde hizmete açılmıştır.

l) Kdz.Ereğli Müzesi (Halil Paşa Konağı)

Müzenin zemin katında Ereğli ve çevresinden toplanan Grek, Roma, Bizans dönemlerine ait mermer mezar atelleri, figürlü mermer sütun başlıkları, cam kaplar, takılar, çeşitli madeni eserler, kandiller ve figürlerden oluşan arkeolojik eserler sergilenmektedir. Müze bahçesinde ise, Grek, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait sütun başlıkları, sütun gövde ve kaideleri, çeşitli mimari parçalar, lahitler ve pandomim sanatçısı Krispos'un anıt mezarı sergilenmektedir.